Nasıl Yazar Olacağım?




Bazen bir şeyi yapmayı çok istersin onu yapanlara imrenirsin,içinden bir şey seninde onu yapabileceğini söyler ama nasıl yapacağını bilemezsin ya işte tamda öyleydim.Adına bile güçlükle karar verdiğim bu tazecik bloguma içerik girecektim ama nasıl yapmalıydım?

Seninde başına gelmiştir çok sıkıştığın bir anda öyle bir şey görürsün ki senin tüm aradığın odur sanki.Atalarımız demiş ya kul sıkışmayınca Hızır yetişmez diye tamda öyle bir zamanda tramvay durağında bekliyorum bir afiş ve "Yazarlık Okulu" kayıt için son gün 6 Kasım içimde anlatılmaz bir heyecan.Hemen aradım numarayı ve kayıt için form doldurmaya gittim.Yarın saat 10.00 da kültür evinde olun dediler.İlk gün klasiktir,tanışma olur diye gitmiştim ama daha farklı şeyler oldu.Bir sürprizle karşılaştım bunu da gelecek yazımda anlatacağım.


4 yorum:

  1. Yıllar önce kardeşler yazarlık kursuna iştahlı bir şekilde başvurdular. Her alınan belge ve diplomanın kağıt üzerinde aurasından başka bir şey olmadığı gibi onlarda bu minvalde vakitlerini öldürdüler. Gittikleri Dil ve Edebiyat Derneğine bağlı olan bu kursta, Dil ve edebiyat bölümünden gelen bir Prof. önce bir konu hakkında konuşup bir kelime veriyor bundan kursiyerler metin çıkartıyor veya bir mısra verip üzerine kursiyerlerden şiir yalıtmasını istiyormuş. Sonra beyfendi yorumları ile kafa patlattıktan sonra dersleri bitiriyormuş.

    Sizin kursa gitmeniz bir işe yaradı mı bilmiyorum fakat bu tür kurslara gitme planları olanlar için bu metin altında bir şeyler yazmak istedim.
    (Vodafone bedava internet nasıl yapılır diye arıyordum, nereden nereye geldim)

    Kişilerde bazı beceriler doğuştan var ve o kişinin pratiği onun için bir önem taşımaz. Bazılarında ise olmayan cevher yapay bir şekilde geliştirilemez çünkü olmayan maddenin işlenmesi imkansızdır. Herkes kalem tutar lakin yazmak, beyinin aksırması ayrı bir iştir. Öncelikle bunu şiir için değil düz yazı için söyleyeceğim. Beyin aksırmadan yazı yazılamaz. Çok iyi kalitede şiir yazan dostlarımın düz yazısının beş para etmemesini buna bağlıyorum.

    Beyin nasıl aksırır: Önce beynin bilgi ile dolması lazım. -Bilgi ile dolmadan yazanlar daha çok Şair tipli insanlardır- Bilgi ile dolmaktan maksadımız nedir ?
    Bu ne konu üzerinde yazılacaksa o konu ile ilgili bilginin depolanması demektir. Fazladan vakit bulursanız eczacılık kitabı okuyunuz ve beyninizin yazı esnasında diğer kavramlar ile nasıl çiftleştiğini fark edeceksiniz. Fakat bilginin de aşamaları var. Felsefe tarzı veya teknik bilgi türlerinden bahsetmeden şunu belirtmek isterim ki, hangi konuda kitap okursak okuyalım, o konu hakkında kaynak eser okumalıyız. Kapitalizmi Sosyalist yazarlardan değil, bu sürecin tarihi gelişimi içerisinde yazarlardan okumalı ve kaynak eserlere başvurmalıyız. Misal Jon Stuart Mill'in Ulusların zenginliği kitabı gibi. -Marksistlerin yaptığı en büyük yanlış Kapital'i okumadan önce, Ulusların Zenginliği'ni okumamalarıdır. Nedeni ise Kapital, Ulusların Zenginliği üzerine yazılmış bir anti-tez'dir. Marx bir filozof değil, iyi bir Sosyologdur.-

    Dava Adamı değilseniz kelime dağarcığınız geliştikten sonra süslü cümleler ile ucuz sentimental romanlar yazmaya hemen başlayabilirsiniz. Buna çaba sarf etmenize gerek yok. bu motor öğrenmek gibi bir şeydir. Dava adamı iseniz -kadın veya erkek- önce bir daralma ve iç geçirme safhasına ihtiyaç var. Kendinizi hayattan soyutlama evresine gelince sosyal yaşamdan aile ve dostlarınızdan kaçtığınızı göreceksiniz. İnsanların size bu ne değişik tip dediğine aldırırsanız tımarhane sizi bekliyor olacak! Daralmadan sonra insan kesinlikle bir şeyler karalayıp durmalı yoksa beyin aksıramazsa patlayabilir. Bir şeyler yaz ve çöpe at. Her yazdığını gözden geçirerek düzel 2. ve 3. aşamada. Erken karar vermeye çalışmana gerek yok sadece işi vaktine bırak, yıllar seni ineceğin durağa bırakacaktır.

    1. Seviye: Anlama
    2. Seviye: Anlamlandırma
    3. Tahlil
    4. Tahkik
    5. Critiqe ......

    Bunlar günde en az on saate kadar kaynak eser okuyan bireylerin geçmesi yüzde 90 oranında olan seviyelerdir. bu seviyeler hakkında bir şeyler yazmak istemiyorum. Okuyan her insan kendi düzleminde gerçeği inkişaf edecektir. Yalnız sen Critiqe yapan bir beyne sahip olmuşsan artık sağda ve solda fazla konuşmazsan kendine iyi yapmış olursun....

    Şarjım bitiyor, mecburi sonlandırmayı yapıyorum sevgili yazar kursuna gitme hevesine kapılan dostlara:
    Kursa vereceğiniz para ile kitap alın, kursta geçireceğiniz zamanda ise kitap okuyun. İşte dünyanın en kaliteli yazarlık kursu budur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim Abdulganı Abduhalık.
      Öncelikle belirtmeliyim ki benim gittiğim kurs ücretsiz.Bu nedenle de sistemimiz yazdığınız gibi değil interaktif şekilde ilerliyor.Kitap okuyun demekte haklısınız bize her ders yazarlık için okumak ve her gün bir paragrafta olsa yazmak gerektiğini bununla birlikte sabırlı olunması gerektiğini söylüyorlar.Ben kursun bana bir yararı olmasa bunu burda yazardım (diğer kurslar nasıl bilmiyorum).Zaten ben söyledim.Sen yaz gibi bir durum söz konusu olamaz.Ayrıca hiç kitap okumamış yazar olma sevdasına kapılıp bir hevesle kursa yazılıp sonrada aman efendim ben yazamıyorum diyen bireyler mutlaka olacaktır.(zaten ilerleyen haftalarda bir daha gelmezler)Önemli olan eksiğini bulup,ne yapman gerektiğine,nasıl yapacağına karar vermektir.Bu konuda çalışmalarıma başladım.Önceden kitap okurdum ama kendime bir hedef koyup bunu sistematik şekilde yapmazdım.Bu açıdan çok faydalı oldu

      Sil